92406 kayıt bulundu.
1. -i , -i , -i , -i , Batırma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Batırma becerisi bulunmak
1. isim , isim , isim , isim , Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Batırılma ihtimali veya imkânı bulunmak
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Batırma işine konu olmak
1. Kalem hokkaya batırıldı.
1. Kalem hokkaya batırıldı.
2. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yok edilmek
1. Bir vatanın, bir milletin nasıl batırıldığına şahit olacağız.
1. Bir vatanın, bir milletin nasıl batırıldığına şahit olacağız.
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Ansızın batırmak
Telaffuz : batırı'vermek
1. isim , isim , isim , isim , Batırmak işi
1. Sofradakiler çorba sahanına doğradıkları ekmeklerini, çorbanın içine batırmaya başladılar.
1. Sofradakiler çorba sahanına doğradıkları ekmeklerini, çorbanın içine batırmaya başladılar.
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
1. Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı.
1. Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı.
2. -i , -i , -i , -i , Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek
3. -i , -i , -i , -i , Yitirmek
1. Parasını batırdı.
1. Parasını batırdı.
4. -i , -i , -i , -i , Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek
1. Böyle tükürük saçtığına bakılırsa ya politikadan konuşuyor ya birini batırıyordu.
1. Böyle tükürük saçtığına bakılırsa ya politikadan konuşuyor ya birini batırıyordu.
5. -i , -i , -i , -i , Kirletmek
1. Üstünü başını batırmış.
1. Üstünü başını batırmış.
6. -i , -i , mecaz , mecaz , -i , -i , mecaz , mecaz , Mahvetmek
1. Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi
1. Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi
1. isim , isim , isim , isim , Batma işi
1. Gün batışını gördün ya, öyleyse doğuşu da seyret.
1. Gün batışını gördün ya, öyleyse doğuşu da seyret.
1. isim , isim , isim , isim , Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi
Lisan : Fransızca bathysphère
1. isim , isim , isim , isim , Deniz diplerinde inceleme yapmak için kullanılan araç
Lisan : Fransızca bathyscaphe
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Ansızın batmak
Telaffuz : batı'vermek
1. isim , isim , isim , isim , Hüsran
2. ticaret , ticaret , ticaret , ticaret , İflas
1. sıfat , sıfat , hukuk , hukuk , ekonomi , ekonomi , sıfat , sıfat , hukuk , hukuk , ekonomi , ekonomi , Borçlarını ödeyemez duruma düşen, iflas etmiş (kimse), müflis
1. hüsranla karşılaşmak
1. O geniş caddeler bugünkü hazin görünümleriyle nihayet bulurlar. Edebiyatın özlemleri acı bir batkıya uğrar.
1. O geniş caddeler bugünkü hazin görünümleriyle nihayet bulurlar. Edebiyatın özlemleri acı bir batkıya uğrar.
geğrek batması
1. isim , isim , isim , isim , Batmak işi
2. Yıkılma, çökme
3. İflas etme
1. Balık baştan kokar, bilmez değilsin a! Hayriye tüccarının batmasına bizim saray sebep olmuştur.
1. Balık baştan kokar, bilmez değilsin a! Hayriye tüccarının batmasına bizim saray sebep olmuştur.
4. Yok olma, inkıraz
5. gök bilimi , gök bilimi , gök bilimi , gök bilimi , Bir gök cisminin (ay, güneş, yıldız vb.) ufkun altına inmesi